Türkçe Dil Seçeneği TR
HABER
21 Mayıs 2026 Perşembe

BAKAN BAK: “GENÇLERİN DİJİTAL DÜNYANIN ZARARLI ETKİLERİNDEN KORUNMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

BAKAN BAK: “GENÇLERİN DİJİTAL DÜNYANIN ZARARLI ETKİLERİNDEN KORUNMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Dezenformasyonla Mücadele Ulusal Gençlik Zirvesi'nde konuştu. Dijital dünyanın gençler üzerindeki etkilerine dikkati çeken Bak, sosyal medya ortamının doğru yönetilmesi ve kontrol edilmesi gereken bir alan olduğunu vurgulayarak, gençlerin dijital dünyanın zararlı etkilerinden korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak'ın katılımıyla "Dezenformasyonla Mücadele Ulusal Gençlik Zirvesi" düzenlendi.

İletişim Başkanlığı'ndaki program, Türkiye'nin dört bir yanından dezenformasyonla mücadele kulübü üyesi öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Bakan Bak yaptığı konuşmada, üniversitelerde kurulan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.

Dijital dünyanın gençler üzerindeki etkilerine dikkati çeken Bakan Bak, sosyal medya ortamının doğru yönetilmesi ve kontrol edilmesi gereken bir alan olduğunu vurgulayarak, gençlerin dijital dünyanın zararlı etkilerinden korunmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Bakanlık olarak dijital bağımlılık, alkol, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklara karşı da çalışmalar yürüttüklerini aktaran Bakan Bak, gençlerin karşılaştıkları bilgileri sorgulamaları gerektiğini söyledi.

Tarih boyunca propaganda ve dezenformasyonun toplumlar üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade eden Bakan Bak, özellikle II. Dünya Savaşı ve Irak'ın işgali sürecinde yürütülen propagandaların insanlığa ağır bedeller ödettiğini hatırlattı.

ÜNİDES kapsamında üniversite öğrenci topluluklarına destek verdiklerini de hatırlatan Bakan Bak, “ÜNİDES ile çeşitli alanlarda yaklaşık 5 bin 400 projeye destek verdik. Bunlardan 75 tanesi dezenformasyonla mücadele kulüplerinin başvurusu oldu. Dezenformasyonla mücadele kulüplerinin 32 projesini destekledik.” dedi.

“Gençlik kampları düzenliyoruz”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile beraber gençlere yönelik kamplar düzenlediklerini dile getiren Bakan Bak, ülke genelinde 579 gençlik merkezi ile 45 gençlik kampı yaptıklarını, dijital okuma, dijital okur yazarlık çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Gençlere "Erteleme, üşenme, vazgeçme" mottosunu tavsiye eden Bakan Bak, hedeflere ulaşmada disiplinli ve kararlı çalışmanın önemini vurguladı.

Dezenformasyon konusunda gençleri ve toplumu bilgilendirmeye çalıştıklarını anlatan Bak, "Diyorlar ki işte bu doğru, siz onun doğru olup olmadığını mutlaka araştırmalısınız. Doğru ayağa kalkana kadar, yalan dünyayı dolaşıyor. Dolayısıyla doğru olarak daha hızlı olmamız lazım. Doğru bilgiye daha çabuk ulaşmamız lazım ve araştırmamız lazım.” dedi.

Bakanlık olarak mottolarının "Türkiye'nin gücü gençliği" olduğunu aktaran Bakan Bak, şöyle devam etti:

“Türkiye Yüzyılı'nda gençliğin yüzyılı ve sporun yüzyılı olarak başarılı işler yapacağımıza inanıyoruz. Biraz da kendi alanıma geleyim, spora geleyim. Biliyorsunuz 2025 yılında A Milli Erkek Basketbol Takımımız, Avrupa ikincisi oldu. 12 Dev Adam tekrar ayağa kalktı, hepimizi coşturdu, heyecanlandırdı. Yine A Milli Kadın Voleybol Takımımız dünya ikincisi oldu. A Milli Futbol Takımımız, Dünya Şampiyonası'na 24 yıl sonra gidiyor. Bu genç jenerasyon, bu coşkulu takımlar bizi heyecanlandırdı, içimizdeki o ateşi yaktı.”

Bakan Bak, 300 öğrenciyi milli maçlara davet etti

Bakanlığın dijital alanda özellikle yapay zeka eğitimlerine devam ettiğini vurgulayan Bakan Bak, şunları kaydetti:

“Yurtlarımızda 1 milyon öğrenci barınıyor. Sabah kahvaltısı ücretsiz, akşam yemeği ücretsiz ve sembolik bir ücret. Doğruyu söylemek gerekiyor. Yalan bir haber binlerce, milyonlarca tık alıyor, doğru ise kısıtlı. Düzeltiyorsunuz, dezenformasyonla mücadeleyi yapıyorsunuz, bakıyorsunuz kısıtlı. Doğruyu da desteklememiz gerekiyor. O yüzden dezenformasyonla mücadele kulüplerinin bu coşkusu, bu heyecanı, ortaya koydukları bu tablo bizleri de mutlu ediyor. Dezenformasyonla mücadelede İletişim Başkanlığının oynadığı rol çok önemli, biz çok yakın çalışıyoruz, gençlerimize güveniyoruz.”

Zirveye katılan öğrencilere özel hediyelerinin olduğunu belirten Bakan Bak, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Buraya katılan 100 öğrenciyi 1 Haziran'da oynanacak Türkiye-Kuzey Makedonya maçına davet ediyorum. Yine 100 öğrenciyi A Milli Basketbol Takımımızın İsviçre ile yapacağı maça davet ediyoruz. Yine 100 öğrenciyi de A Mili Kadın Voleybol Takımımızın oynayacağı Dünya Ligi ve Avrupa Şampiyonası maçlarına davet ediyoruz. Ülkemiz için çalışacağız, çalışacağız, çalışacağız... Hiç kimsenin bu ülkeyi kontrol etmesine müsaade etmeyeceğiz, çünkü hiçbir zaman bu millet diz çökmemiştir, esaret altında kalmamıştır. Onun sebebi de genlerinden geliyor, gençlerinden geliyor.”

Duran: “Dijital dünyanın, dezenformasyon başta olmak üzere birçok konunun farkında olmamızı gerektirdiği bir noktadayız”

"Dezenformasyonla Mücadele Ulusal Gençlik Zirvesi"nde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise, zamanla dezenformasyonun evrildiğine dikkati çekerek, 1991'de Körfez Savaşı sırasında da gerçek olmayan görüntüler yayınlandığını hatırlattı.

Eski dönemin dezenformasyonlarına yönelik verilen mücadelenin bugün demode olduğunu vurgulayan Duran, gençlere şöyle seslendi:

“Artık yapay zeka destekli dijital alanda oluşturulan görüntüler, adı 'gerçek' diye konulan bilgiler aslında gerçeğiyle o kadar karışmış durumda ki tabii ki inanıyorum siz gençler bu konuda çok daha donanımlısınız ama yine de üzerine çok titizlikle eğilmemiz gereken bir zamana geldik. Çünkü dezenformasyon sadece yanlış bilgi demek değil. Bizim algımızı toplumla, devletimizle, dünya ile ilgili algımızı, ben biraz daha ileri gidiyorum, kendimizle, benliğimizle ilgili algıyı oluşturmada dijital dünyanın gerçekten çok büyük etkisi var. Bu kendini algoritmalarla gösteren büyük şirketlerin yönettiği bir vesayet aslında.”

Duran, bu dezenformasyona ve algı yönetimine karşı dirençli olunması gerektiğini vurguladı.

“Ülkelerin seçimlerine müdahale ediliyor”

Sosyal medya aracılığıyla ülkelerin seçimlerine dahi müdahale edilebildiğini anlatan Duran, başta özgürlük alanı olarak sunulan sosyal medya platformlarının ülkelerin halklarına karşı bir operasyonel araç olarak kullanılabildiğini ifade etti.

“Devletlerin etkisinin azaldığını ya da devletlerin etkisinin yanı sıra birtakım büyük teknoloji şirketlerinin çok etkili olduğunu görüyoruz." ifadelerini kaydeden Duran, şöyle devam etti:

“Bunlar sadece teknoloji şirketleri değil. Onlar birtakım manifestolar yayınlayarak aslında dünyayı, dünyanın geleceğini nasıl şekillendirmek istediklerini bize açık ediyorlar. Böyle bakınca artık bunun bir yönüyle bizim içinde yaşadığımız çağda aslında dijital üzerinden nefret, radikalleşme, toplumsal kutuplaşma, manipülasyon ve psikolojik yönlendirmeye çok açık olduğumuz ortaya çıkıyor. Dolayısıyla veri sahibi teknoloji şirketinin hiç de masum olmayan hesaplar içinde olabileceğini varsaymamız gerekiyor. Artık bizim daha güçlü bir şekilde şeffaflık, hesap verilebilirlik, etik sorumluluk gibi konular üzerine odaklanmamız gerekiyor. İşte bu Zirve sizlerle beraber bunu yapmaya çalışıyor. Bu bilinci daha da güçlendirmeye çalışıyor.”

Duran, algoritmaların tarafsız olmadığına dikkati çekerek, sosyal medyada gerçekleştirilen yönlendirmeleri anlattı.

“Dijital okuryazarlık artık sadece bir teknoloji meselesi değil”

 

İletişim Başkanı Duran, "Dijital okuryazarlık artık sadece bir teknoloji meselesi değil, bundan daha fazlası. Bilgiyi doğrulama, kaynağı sorgulama, algoritmik yönlendirmeyi fark etme, psikolojik manipülasyonu tanıma ve dijital bağımlılıkla mücadele etme meselesi." dedi.

Gençlerin bu konuda kabiliyetlerini geliştirmesi gerektiğinin altını çizen Duran, aksi takdirde yapay zeka destekli sahte videoların, ses programlama sistemlerinin ve bir takım manipülatif görsellerin etkisinde kalınabileceğini söyledi.

Duran, dezenformasyonun bilinçli şekilde yayıldığı pandemi, Gezi Parkı olayları gibi dönemleri hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Bu dünyayı iyi bilmek ve kendimizi ona hazırlamak durumundayız. Az önce şirketlerin birtakım manifestoları var demiştim. Palantir Technologies şirketi buna bir örnek. Çok açık söylediler dediler ki, 'Bu sadece bir teknoloji rekabeti değil, bu bir jeopolitik üstünlük meselesidir.' Hatta sözlerinin altını biraz daha kazıdığımızda arkasında bir medeniyetin, diğer medeniyetler üzerinde hakim olma arayışı var. Böyle baktığımızda bizim dünyamızın, sanal, dijital dünyanın, dezenformasyon başta olmak üzere birçok konunun farkında olmamızı gerektirdiği bir noktadayız. Algoritmalar tarafından yönlendirilmeyeceğiz. Dijital vesayetin farkında olmadan dominasyonu altında kalmayacağız. Biz veri üreteceğiz. Ürettiğimiz verileri biz toplayacağız. Onlardan analizleri biz yapacağız ve kendi değerlerimiz üzerinden dijital alana biz veri, içerik üreteceğiz. Yapıyoruz da daha güçlü yapacağız daha etkili yapacağız."

Duran, geleceğin mücadele alanının kara, deniz, hava olmadığı, sanal ve dijital alem olduğunu belirtti.

Yapay zeka çağında insanların bazı becerilerinin kaybedilmesi konusunda endişeler bulunduğunu anlatan Duran, basılı kitapları okumaya devam etme gibi bazı konvansiyonel konularda ısrarcı olunmasıyla bu endişenin aşılabileceğini söyledi.

“Yapay zeka ile dezenformasyonları tespit ediyoruz”

Duran, konuşmasında İletişim Başkanlığının faaliyetlerine de değinerek, 6 Şubat depremleri sırasında, İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım sırasında Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin paylaşımlarının insanlara doğru bilgiyi, hakikati sunduğunu bildirdi.

Duran, şunları dile getirdi:

“Artık yapay zekayı biz de kullanarak yapay zeka ile üretilmiş olan dezenformasyonları tespit ediyoruz. CİMER ve dezenformasyon bildirim servisi üzerinden yine bu gayretimizi devam ettiriyoruz. Bu çerçevede 74 şehrimizde, üniversitelerde kurulan 102 dezenformasyonla mücadele kulübü faaliyet yürütüyor. Biz de bu faaliyetleri destekliyoruz. İşte bu seçkin topluluk bunun farkında olan dijital dünyanın bilincinin farkında olan öncü bir topluluk.”